Sınavlar

Örnek Sınav Soruları

I)Yabancı Dilde Kompozisyon Örnek Soruları:

a) Asya ülkelerinin uluslararası ilişkilerde artmakta olan siyasi, askeri ve ekonomik gücünü ülkemizin dış politika yönelimleri çerçevesinde tartışınız.

b) Uluslararası ilişkilerde uluslararası örgütlere ve çok taraflılığa (multilateralism/ multilatéralisme/ multilateralismus) neden gerek duyulmaktadır? Belli başlı siyasi, askeri ve ekonomik örgütlerden de örnekler vererek açıklayınız.

II) Türkçe Kompozisyon Örnek Soruları:

a) Türkiye’nin dış politikasında siyasi ve ekonomik ilişkilerini çeşitlendirmek ve yaygınlaştırmak için atmakta olduğu adımları, amaçları ve hedeflenen sonuçlarıyla birlikte değerlendiriniz.

b) “Türk dünyası” kavramından ne anlıyorsunuz? Kısaca tanımlayınız. Son 25 yılda ülkemiz, Türk Cumhuriyetleri, Türk ve akraba topluluklar için neler yapmıştır, bundan sonra neler yapmalıdır? Anlatınız.

III) Türkçe’den Yabancı Dile Çeviri Örnek Soruları:

a) Küresel ekonomideki ağırlık merkezinin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kayması şeklinde bir süre önce belirginleşen eğilim devam etmektedir. Öte yandan, küresel ekonomide Batı’dan Doğu’ya doğru bir kaymanın da olduğu gözlemlenmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin artan ekonomik güçlerine paralel olarak küresel ekonomik örgütler günün koşullarına uygun biçimde yeniden yapılanma sürecinden geçmekte ve yeni ortaklık mimarileri ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, son dönemde etkisi en fazla artan oluşumlardan biri ülkemizin de içinde bulunduğu G-20’dir. Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), ülkemizin kurucu üyesi olduğu bir diğer önemli uluslararası ekonomik kuruluştur. Küresel krizin etkisiyle birçok ülke ciddi finansal ve ekonomik sıkıntılar yaşarken, Türkiye OECD ülkeleri içinde en yüksek büyüme oranına sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Diğer taraftan, kural temelli çok taraflı ticaret sistemi kritik bir dönemden geçmektedir. Mevcut gelişmeler, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) nüvesini oluşturduğu bu sistemin geleceğinin sorgulanmasına neden olmuştur. Ülkemiz, kural temelli sistem içinde kalınması ve DTÖ sisteminin korunmasına, reform konularında geniş diyalog tesisi ve müzakereler yürütülmesine önem vermektedir. Bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarı güçlendirmek, ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak önceliklerimiz arasındadır. Bu itibarla, BM’nin ekonomik ve sosyal gündemini desteklemekte, BM kuruluşlarına katkılarımızı artırmaktayız. Bilindiği gibi, dünya liderleri, 25-27 Eylül 2015 tarihlerinde gerçekleştirilen BM Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi'nde, 2015 yılı sonunda süresi dolan Binyıl Kalkınma Hedeflerinin yerini almak üzere Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini resmen kabul etmiştir. Bu hedefler, sürdürülebilir kalkınmanın “ekonomik, sosyal ve çevresel” üç boyutunu dengeli olarak yansıtmaktadır. Bu süreçte, Türkiye yeni ekonomik gelişmelere ve küresel sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaya devam etmektedir. Dünya barışı ve istikrarının desteklenmesi hususunda artan sorumluluk duygusu, Türkiye’nin uluslararası kalkınma iş birliği yapısı içinde yeni ve dinamik bir aktör olarak ortaya çıkmasına imkân vermiştir.

b) Avrupa Konseyi İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde dış politikamızın temel boyutlarından birini oluşturmuştur. Ülkemizde demokrasinin geliştirilmesi sürecinde yönlendirici bir işlev yerine getirmiştir. Buna karşılık, Türkiye de Avrupa’da demokratik güvenliğin güçlendirilmesi hedefi doğrultusunda kurucu üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin önemli bir aktörü olma niteliğini kazanmıştır. Bu işbirliğinin sürdürülebilir niteliğinin korunabilmesi, Avrupa ve ötesinde güvenlik ve hukuk mimarisinin önemli güvencelerinden biridir. Kurucu üyeleri arasında yer aldığımız ve demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında ortak standartlar ve değerler üretmekte olan Avrupa Konseyi, ülkemizin Avrupalı kimliğinin önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Avrupa Konseyi’ni diğer uluslararası bölgesel örgütlerden ayıran en temel özelliği, üye devletleri bağlayıcı hukuki norm ve standartlar geliştirme kapasitesidir. Örgüt, sayısı iki yüzü aşan sözleşmeler aracılığıyla üye devletlerin demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki normlara ve standartlara uyumunu denetlemektedir. Denetim mekanizmalarına ek olarak, AK’nın istişari nitelikteki organları da sözkonusu alanlarda üye devletlerde AK sözleşme sistemine uyum bakımından görüş ve tavsiyelerde bulunabilmektedir. 3 Mayıs 2017 itibariyle, hukuken bağlayıcı norm geliştiren ve etkin denetim mekanizmalarına sahip 222 Avrupa Konseyi sözleşmesi bulunmaktadır. Ülkemiz, 2016 içinde 11 sözleşmeyi onaylamış, 5 sözleşmeyi imzalamıştır. Türkiye halen toplam 117 sözleşmeye taraftır ve 35 sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşmelere taraf olma bakımından 47 üye devlet içinde 14. sıradadır. Türkiye, Avrupa Konseyi’nin, ırkçılık ve ayrımcılık, işkence, yolsuzluk, kara para aklama, sağlık, kadına karşı şiddeti önleme, terörle mücadele ve daha birçok farklı alanı kapsayan, AİHM dışındaki denetim mekanizmalarıyla yakın işbirliği yapmaktadır. Ayrıca istişari nitelikte görüş ve tavsiyelerde bulunan Venedik Komisyonu ve İnsan Hakları Komiseri ile yakın diyalog sürdürülmektedir.

I) Yabancı Dilde Kompozisyon Örnek Soruları:

a) Son dönemde ülkemizin insani ve kalkınma amaçlı yardım politikasını, faaliyetlerini ve bir dış politika aracı olarak bu yardımların önemini anlatınız.

b) Terörizm ve yabancı terörist savaşçılarla (YTS) ilgili uluslararası bir konferansa katılacak ve bir konuşma yapacaksınız. Bu çerçevede, Türkiye’nin terörle mücadelesini tarihsel referanslarıyla ele alan bir metin hazırlayınız.

II) Türkçe Kompozisyon Örnek Soruları:

a) Türkiye’nin yumuşak güç unsurlarını tartışınız.

b) Türkiye’nin girişimci ve insani dış politikasının temel ilkelerini, önemini ve güncel uygulamalarını değerlendiriniz.

III) Türkçeden Yabancı Dile Çeviri Örnek Soruları:

a) Libya’nın egemenlik, bütünlük ve siyasi birliğine önem atfeden Türkiye, birleşik yeni yönetim yapısının bir an evvel belirlenmesini temenni etmektedir. Birleşik yönetim yapısının süratle oluşturulması, 24 Aralık’ta düzenlenmesi kararlaştırılan genel seçimlerin hazırlıklarının yapılması bakımından önemlidir. Bu husus Nisan 2019’da Trablus’a karşı başlatılan saldırı ile petrol ablukası sonucunda ülkede kötüleşen insani durum karşısında dost ve kardeş Libya halkının acil ihtiyaçlarının karşılanması açısından da belirleyicidir. Libya’da krizin askeri çözümünün olmadığını başından beri vurgulayan Türkiye, yapıcı katkılarıyla Berlin Konferansı’nın tertiplenmesi ve ateşkesin tesisi ile Nisan 2019’da kesilen siyasi sürecin yeniden başlamasında başat rol oynamıştır. Türkiye, Libyalılar arasında kapsayıcı bir ulusal uzlaşı temelinde teşkil edilecek yeni yönetim yapısına her türlü desteği sağlayacaktır. Türkiye, Libya’ya yönelik yapıcı yaklaşımını, Libya halkının iradesi, BM Güvenlik Konseyi’nin Libya’ya ilişkin ilgili kararları, Berlin Konferansı sonuçları ile Libya’daki meşru hükümetle iş birliği temelinde kararlılıkla sürdürecektir. Libya’da kalıcı barış, istikrar, huzur ve refahın tesisini teminen aynı sorumluluğun tüm uluslararası aktörler tarafından da gösterilmesi beklenmektedir.

b) Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı’nda ortak bir bildiri imzalandı. Bildiride aşağıda kayıtlı hususlara yer verildi. Ülkeler arasındaki stratejik ortaklık, karşılıklı saygı ve güvene dayalı ilişkilerin durumundan memnuniyet duyulduğu belirtildi. Azerbaycan, Türkiye ve Pakistan'ın bölgede önemli ve stratejik rol oynadıkları vurgulandı. Üç ülkenin bölgenin istikrarı, güvenliği ve gelişmesi için işbirliğinin artırılması konusunda kararlı oldukları ifade edildi. Ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne karşılıklı olarak destek verildiği kaydedildi. Bölgedeki çatışmalardan üzüntü duyulduğu belirtilerek, masum sivillerin zarar görmesi ve toprak bütünlüğünün güç kullanılarak ihlal edilmesi kınandı. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve sermaye yatırımı konusundaki çabaların güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Ortak proje ve programlar aracılığıyla enerji, ulaştırma, gümrük, tarım, iletişim, sanayi, çevre, eğitim, bilim, kültür, turizm ve spor alanlarındaki işbirliğini daha da güçlendirme kararı alındı. Stratejik öneme sahip büyük ulaştırma projelerinin üç ülkenin ekonomik kalkınmasına fayda sağlayacağı belirtildi. Taraflar savunma ve güvenlik alanında aktif işbirliğinin geliştirilmesine hazır olduklarının altını çizdi. Taraflar, terör, bölücülük, uluslararası örgütlü suçlar, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, silah ticareti gibi güvenlik tehditlerine karşı işbirliğinin güçlendirilmesine devam edeceklerini bir kez daha beyan etti. Taraflar, bölgesel ve uluslararası konularla ilgili üç kardeş ülkenin sürekli istişare içerisinde olacaklarını, uluslararası kurumlarda işbirliklerini güçlendirmeye hazır olduklarını teyit etti. Üçlü görüşmelerin düzenli olarak yapılmasına karar verildiği belirtilerek, bir sonraki görüşmenin 2018'de Pakistan'da yapılacağı kaydedildi.